Lejyonella Nedir? Lejyoner Hastalığı Nedir? Dekontaminasyon Yöntemleri

Lejyoner hastalığı  Legionella bakterilerinin neden olduğu bir hastalıktır. Hastalık solunum yolu enfeksiyonundan bağışıklık sisteminin durumuna göre ölümle sonuçlanabilecek bir tablo gösterebilir.

Hastalık etkeni Legionella spp sulardan binaların su tesisat sistemlerine geçerek yerleşebilir ve çoğalabilir. Kişiden kişiye bulaş gözlenmemektedir. Lejyoner bakterisi adını, 1976 Temmuzu o zamanlar gizemli hastalık diye anılan 221 kişinin rahatsızlanıp 34 ölüme yol açan salgın sonrasında almıştır.

Bakterinin inhalasyon yoluyla su sisteminden kişiye ulaşması sonucu hastalık oluşur. Küme veya  tek vaka şeklinde hastalık görülebilir. Lejyoner hastalığı bildirimi zorunlu bir hastalıktır.

Seyahat-ilişkili Lejyoner hastalığı en sık otel, tatil köyleri, kaplıcalar, misafirhaneler ve daha az sıklıkla da yolcu gemileri gibi konaklama birimlerinden edinilen enfeksiyonlardır. Halk sağlığı önemi ile birlikte turizm sektörünün olumsuz etkilenmesine yol açabilmektedir.

Klinik Özellikler

Legionella pneumophila ve diğer Legionella cinsi bakteriler bireyde genel olarak üç tür hastalığa neden olabilir. Soğuk algınlığı hastalığı gibi tablosu olan Pontiac ateşi, pnömoni ile seyreden Lejyoner hastalığı ve solunum sisteminden diğer organ/sistemlere yayılımın gözlendiği Ekstrapulmoner sendromlar’dır.

Pontiac ateşi’nde inkübasyon süresi 24-48 saat arasında olup vakalarda pnömoni gözlenmez. En belirgin özelliği yüksek ateştir; halsizlik, kas-eklem ağrıları, baş ağrısı ve bazen boğaz ağrısı gibi genel enfeksiyon bulguları görülür.

Lejyoner hastalığı’nın inkübasyon dönemi 2-10 gündür. Alt solunum yolu enfeksiyonundan komaya kadar klinik tablo ortaya çıkabilir. Hastalık yüksek ateş, baş ağrısı, genel enfeksiyon bulguları ile başlar, pnömoni gelişir.

Extrapulmoner sendrom’lu vakalarda klinik tablo genellikle dramatik seyreder. Radyografik olarak pnömoni tanısının yanında nörolojik, kardiyak ve gastrointestinal semptomlar ön planda gözlenir. Yapılan çeşitli çalışmalarda patojen bakterinin özellikle immun baskılanmış kişilerde sistemik olarak yayıldığı gösterilmiştir. En sık etkilenen organ olan kalpte myokardit, perikardit ve endokardite yol açtığı ; diğer doku ve organlarda sinüzit, sellülit, pankreatit, peritonit, pyelonefrit ensefalomyelit ve meningoensefalite neden olduğu gösterilmiştir.

Risk Faktörleri

Lejyoner hastalığı “fırsatçı” bir enfeksiyon olarak da değerlendirilir; çünkü belirgin bir şekilde altta yatan bir hastalığı olan veya immün sistemi zayıf bireyler hasta olmaktadır. Normal bağışıklık sistemine sahip sağlıklı bireyler etkene maruz kalsalar bile çoğu kez enfeksiyon gelişmemektedir. Hastalığın gelişebilmesi için birey bazı risk faktörlerini taşıyor olmalıdır. Risk faktörleri:

  • İleri yaş (>50 yaş)
  • Erkek olma
  • Kronik akciğer hastalığı olması
  • Sigara içiciliği
  • Alkol bağımlılığı
  • İmmün sistemini baskılayan herhangi bir hastalığı olması veya immunsupresyona neden olacak ilaç kullanılması (organ transplantasyonu, kortikosteroid ve benzeri ilaçların kullanımı, maligniteler, diabetes mellitus vb)

Ayrıca hastane, otel vb. konaklama birimlerinin büyüklüğü, su sisteminin yaşı ve sistemde daha önce de Legionella üremesi önemli risk faktörlerinden sayılır.

Legionella bakterilerinin optimum üreme koşulları

  • Sirkülasyonun olmaması
  • 20° – 50°C arası sıcaklık (optimal üreme aralığı 32° – 42°C)
  • 5.0 – 8.5 pH aralığı
  • Sediment oluşumu
  • Mikroflora organizmaları– Legionella’lara beslenme faktörlerini sağlayan algler, Flavobacteria, Pseudomonas, amipler ve protozoonlar.

Legionella bakterilerinin en yaygın kolonizasyon ortamları

  • Bina sıcak su sistemleri – Sıcak su tanklarında suyun sıcaklığını 60°C’nin altında ve son kullanma noktasında (duş vb.) akan suyun sıcaklığının 50°C’nin altında olması,
  • Bina soğuk su sistemi – İklim şartları nedeniyle veya sıcak su sistemi borularına yakın giden soğuk su borularının dolaylı ısınması sonucu tesisattaki suyun sıcaklığının genellikle 20 °C’nin üstünde olması,
  • Soğutma kuleleri, buhar kondansörleri ve sıvının buharlaşması mekanizması ile işleyen soğutucular,
  • Kaplıcalar, sıcak havuzlar,
  • Sulama havuzları, balık yetiştirme havuzları, dekoratif amaçlı havuz ve fıskiyeler,
  • Hastanelerdeki solunum terapi ekipmanları – Özellikle su haznelerinde çeşme suyu kullanıldığında bakterinin kolonize olma olasılığı artmaktadır,
  • Diş ünitlerinin su boruları – Su genellikle 20°C’nin üstündedir, bazıları hasta konforu açısından 37°C’ye kadar ısıtılıyor olabilir,
  • Çalışma güvenliği ile ilgili göz yıkama musluk ve duşlarının ve “fıskiye” tipi yangın söndürme sistemlerinin içinde kalan durgun su,
  • Diğer kaynaklar.

Rutin koruyucu önlemler

(1) Konaklama biriminin faaliyette olduğu sürece alınacak rutin koruyucu önlemler şunlardır.

Dipte oluşan çamur tortusunu azaltmak veya boşaltmak için su tanklarının uygun bir noktasında tahliye muslukları bulunur. Soğuk su tankları en az yılda iki kez, sıcak su tankları ise en az yılda üç kez boşaltılır, temizlenir ve dezenfekte edilir. Sediment birikiminin fazla olması durumunda bu süreler kısaltılır.

Su dağıtım sisteminin herhangi bir yerinde su akımının durduğu ya da çok yavaş olduğu kısımlar (ölü-bağlantı/boşluk) olmayacak şekilde düzenleme yapılır. Fiziksel kontroller her ay yapılır. Sistemin dezenfeksiyonu ise en az yılda bir kez yapılır.

Eğer bir sıcak su tankı veya sıcak su sisteminin bir kısmı bir hafta veya daha uzun bir süre ile bakım ve benzeri nedenlerle devre dışı kaldıysa; yeniden kullanıma sokulduğu andan itibaren suyun sıcaklığı en az bir gün süre ile 70°C’ın üzerinde tutulur.

Sıcak su tanklarında bulunan suyun sıcaklığı yıl boyunca en az 60°C düzeyinde tutulur. Sıcak su tanklarına geri dönen su en az 50°C olur.

Duş başlıkları ve musluklar temizlenir, oluşan kireç ve/veya kalıntı tabakaları giderilir.

Sıcak su ısıtıcı tanklarında; eğer soğuk su girişi veya sıcak su dönüş bağlantısı doğru yapılmamışsa durgunluk olabileceğinden; bu durgunluk, bağlantı noktalarının değiştirilmesi ile giderilir. Fiziksel kontroller her ay yapılır.

Kullanılmayan odalardaki musluk ve duş başlıklarından sıcak ve soğuk suyun her gün 3-5 dakika akıtılması sağlanır.

Binanın hemen her noktasında musluk veya duş başlıklarından akıtılan suyun sıcaklığı bir dakika içinde 50-60°C arasında bir sıcaklığa ulaşması sağlanır ve her gün suyun sıcaklığı ölçülür.

Konaklama birimlerinde şehir şebekesi dışında farklı bir kaynaktan su temin ediliyor ise binanın rastgele seçilen birkaç noktasından her gün musluklardan akıtılan suyun klor düzeyi ile suyun sıcaklığı ölçülerek kayıt edilir. Sağlık kurum ve kuruluşlarında şehir şebekesi dışında farklı bir kaynaktan su kullanıp kullanmadığı aranmaksızın binanın rastgele seçilen birkaç noktasından her gün musluklardan akıtılan suyun klor düzeyi ile suyun sıcaklığı ölçülerek kayıt edilir.

Duş başlıkları ve musluk filtrelerinde oluşan sediment her ay amaca uygun kalıntı önleyici/gidericilerle temizlenir ve her hafta dezenfekte edilir.

Kalorifer sistemi en az yılda bir kere temizlenir ve dezenfekte edilir.

Kullanımda olan soğutma kulelerinin 3 ayda bir işletme bakımı yapılır ve yılda en az 2 kez mekanik olarak temizlenir, tortu ve sediment tamamen uzaklaştırılır, organizmaların üremesini engellemek için Bakanlıktan alınmış üretim veya ithal iznine sahip biyosidal ürünler kullanılır. Sediment birikiminin fazla olması durumunda bu süreler kısaltılır.

Soğutma kuleleri tümü ile boşaltılıp, bütün tortu ve kirlilik uzaklaştırılır. İç yüzeyler temizlenir ve dezenfeksiyonu sağlanır. Sistem yeniden kullanıma sokulurken etkili biyosidler uygulanır.

(2) Konaklama birimi bir hafta veya daha uzun süre kapalı tutuluyorsa, misafir kabul etmeden önce aşağıdaki önlemler yerine getirilir.

Bütün sıcak su tanklarındaki suyun sıcaklığı 70°C’a kadar çıkarılır (heating) ve en az 24 saat süre ile bu düzeyin korunması sağlanır.

Bütün sıcak su muslukları ve duş başlıklarından en az 5-10 dakika süre ile suyun akıtılması sağlanır (flushing); bu şekilde musluktan akan suyun sıcaklığı en az 60°C olur.

En az 24 saat süre ile musluklardan akan suyun sıcaklığı 60°C’ın üstünde tutulur.

Ayrıca sıcak ve soğuk su sisteminin tümünde bakiye klor miktarı en az 3 ppm olacak şekilde hiperklorinasyon yapılır; en az 24 saat süre ile bu düzey korunur. Diğer kimyasal eradikasyon yöntemlerinden birisi de tercih edilebilir. Bu işlemler sırasında konaklama birimi yetkilileri tarafından, konaklama biriminde konaklayan misafirlerin suyu içme-kullanma amaçlı kullanmamaları için gerekli tüm tedbirler ve önlemler alınır.

(3) Konaklama birimlerinde birinci ve ikinci fıkra kapsamında uygulanan rutin koruyucu önlemlere ilişkin olarak dosya tanzim edilir ve istenilmesi durumunda veya denetim esnasında denetçilere ibraz edilir.

Su Sistemlerinin Temizlenmesi ve Dekontaminasyonu

Konaklama biriminde Lejyoner hastalığı vakası saptandığında veya su numunelerinde legionella bakterisi ürediğinde, rehberde belirtildiği üzere, öncelikle konaklama birimlerinin fiziki şartlarının bakterinin yaşaması ve çoğalmasını engelleyecek şekilde düzenlenmesi gerekir. Bu kapsamda; tanklarda biriken tortu ve sedimentin süpürülüp temizlenmesi, tesisatın tümü ile boşaltılıp doldurulması, soğutma kulelerinin ve depo iç yüzeylerinin fırçalanarak biyofilm tabakasının kazınması, filtrasyon gibi fiziksel yöntemler uygulanır.

Dekontaminasyon yöntemleri

Konaklama biriminde vaka veya üreme tespit edildiği durumlarda 11 inci maddede belirtilen fiziksel yöntemlerin uygulanmasından sonra legionella bakterisinin yaşamasının ve çoğalmasının önlenmesi kapsamında etkili olmak şartıyla termal, kimyasal veya radyasyon ile eradikasyon yöntemlerinden

en az biri rehberde belirtildiği şekilde uygulanır. Bu işlemler sırasında konaklama birimi yetkilileri tarafından, konaklama biriminde konaklayan misafirlerin suyu içme-kullanma amaçlı kullanmamaları için gerekli tüm tedbirler ve önlemler alınır.

Dekontaminasyon amacıyla aşağıdaki yöntemler uygulanır

a) Termal eradikasyon yöntemleri

  • 1) Yüksek ısıtma (superheating) yöntemi: Sıcak su tanklarındaki suyun sıcaklığı en az 24 saat süresince 70°C’nin üzerine çıkarılır ve son kullanma noktalarında da 60°C’nin üzerinde olması sağlanır. Konaklama biriminin risk durumuna (biyofilm, sediment ve kireç oluşumlarının derecesi, sistemin eskiliği ve benzeri) göre superheating süresi 72 saate kadar uzatılabilir.
  • 2) Flushing: Tanklarda biriken tortu ve sedimentin süpürülüp temizlenmesi ve tesisatın tümü ile boşaltılıp doldurulmasından sonra suyun uç noktalarda 60°C’ye ulaşmasından sonra, tüm musluklar ile duş başlıklarından en az 5-10 dakika süreyle akıtılması işlemidir.
  • 3) Şok ısıtma: Sistemin belirli bir yerinde bulunan suyun aniden yüksek ısılara (>88°C) çıkarılması ve hemen ardından uygun miktarda soğuk su ile karıştırılarak kullanıma verilmesi işlemidir.

b) Kimyasal eradikasyon yöntemleri

  • 1) Klorlama: Sudaki klor düzeyinin son kullanma noktalarında en az 2 saat, mümkünse 24 saat süreyle en az 3 ppm olacak şekilde yüksek konsantrasyonda klor (hiperklorinasyon) uygulanmasıdır.
  • 2) Ayrıca kullanım yerlerine uygun olarak seçilen etkili biyosidal ürünlerden olan Ozon, Hidrojenperoksit (H2O2) veya Bakır (Cu)-Gümüş (Ag) İyonizasyon uygulamalarından herhangi biri kullanılarak dekontaminasyon işlemi yapılabilir.

c) Radyasyon ile eradikasyon yöntemleri

  • 1) Ultraviyole uygulaması: Optimum sonuç için 40°C’deki suyun Ultraviyole (UV) cihazı ile %100 transmisyon esası ile 254 nm UV dalga boyunda işleme tabi tutulmasıdır.

Konaklama birimlerinde, legionella bakterisinin yaşamasının ve çoğalmasının önlenmesi amacı ile yapılacak kimyasal çalışmalar kapsamında, kullanılacak biyosidal ürünlerin kullanım amacına uygun olarak Bakanlıktan üretim ve ithal iznine sahip olması gerekmektedir. Uygulanan tüm işlemlerden sonra kullanıma verilecek suyun kalitesi 17/2/2005 tarihli ve 25730 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan İnsani Tüketim Amaçlı Sular Hakkında Yönetmelikte belirtilen özelliklere uygun olur.

0 thoughts on “Lejyonella Nedir? Lejyoner Hastalığı Nedir? Dekontaminasyon Yöntemleri

  1. Dikkat edilmesi gereken bir hastalık yani , herkes risk altında olabilir. Daha dikkatli olmalıyız !

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Next Post

İçme Suyu Arıtmada Koagülasyon (Pıhtılaştırma) ve Flokülasyon (Yumaklaştırma)

Sal Eki 2 , 2018
İçme Suyu Arıtmada Koagülasyon (Pıhtılaştırma) ve Flokülasyon (Yumaklaştırma),  İçme suyu arıtmada yaygın olarak kullanılan metodlardan birisi de koagülasyon ve flokülasyon işlemleridir. Koagülasyon (pıhtılaştırma), askı halinde bulunan maddelerin, bazı kimyasal maddelerin ilave edilmesiyle bir araya getirilmesi işlemidir. Flokülasyon (yumaklaştırma) ise, koagülasyona uğramış taneciklerin yumak haline gelerek gözle görünür ve çökebilir hale […]