Su Kaynaklı Hastalıklar ve İklim Değişikliği İlişkisi

Su kaynaklı hastalıklar nelerdir? İklim değişikliği etkisiyle su kaynaklı hastalıklarda artış görünür mü? Su yoluyla bulaşan hastalıklar dünya ölçeğinde en önemli hastalık yükünü oluşturmaktadır. Örneğin sudan kaynaklanan ishal vakalarından dolayı  her yıl çoğunluğu çocuk 2 milyon insan yaşamını yitirmektedir.

Kolera, tifo gibi hastalıklar su yolu ile insandan insana bulaşırlar. Bu mikroorganizmalar insan dışkısı ile sulara karıştıklarında suyu içen diğer insanların hastalanmasına yol açabilirler. Sularda kirlilik göstergesi olarak bu sudan yapılan ekimlerde üreyen E. Coli (koli basili) kullanılır. E. Coli insan ve hayvanların bağırsaklarının da yaşamaktadır.

Bu etkenin sulardan üretilmesi bu suyun içerisine insan veya hayvan dışkısının karıştığı, eğer hastalıklı bir kişinin dışkısı da karışacak olursa büyük salgınlara yol açabileceğini gösterir.

Sularla ilişkili hastalıklar çok olmakla birlikte bilinen en önemlileri arasında: İshal,  Dizanteri , Tifo ve Paratifo, Kolera, Viral Gastroenteritler, Hepatit A ve Hepatit E Giardiyaz,  Bağırsak Parazitozları, Lejyoner Hastalığı , Leptospiroz, Gine Kurdu Hastalığı (Dracunculiasis), Yersinya Gastroenteriti,  Kampilobakter Enfeksiyonu , Trahom, Onchocerciasis,  Sıtma, Şistosomiazis,  Dengue Humması ve Dengue Hemorajik Ateşi, Siyanobakteri Toksinlerinin oluşturduğu zehirlenmeler, Arsenik zehirlenmesi , Fluorozis  ve Malnutrisyon  sayılmaktadır.

İklim değişikliği sel ve kuraklıklara neden olmaktadır. Bu durum su altyapılarını bozmakta, su ile ilişkili hastalık olasılıklarını arttırmaktadır. Örneğin sel afeti kanalizasyon, içme suyu altyapılarını bozarak dışkının çevreye ve içme suyu sistemlerine karışmasını sağlamaktadır.

Bu durum kolera, tifo gibi su ile ilişkili salgınları arttırmaktadır. Yine kuraklar neticesinde de su kıtlığı oluşmakta, diyare hastalığını artırabilmektedir. Bu bağlamda su isale hatlarında kullanılan boru malzemelerinin sağlam ve güvenli olması, su kaynaklarının korunması, atıkların tekniğine uygun sıhhi şartları sağlayarak bertaraf edilmesi su kaynaklı hastalık risklerini azaltmaktadır.

Su kaynaklı hastalıklara bağlı salgınlar genellikle şiddetli yağışlardan sonra ortaya çıkmaktadır. İklim değişikliği, yağışların şiddetini ve sıklığını artırdığından, özellikle gelişmekte olan ülkelerde su ile ilişkili hastalıkların görülme sıklığı da artabilmektedir. Aynı zamanda iklim değişikliğinin dünya çapında diyare hastalığının görülme sıklığını artırması da olasıdır.

İklim değişikliği etkileri ile artması muhtemel su kaynaklı hastalıkların önlenmesinde:

  • Karbon salınımının azaltılmasına yönelik tedbirlerin alınması,
  • Su kaynaklarının korunması,
  • Suların tüketiminde azami hassasiyetin gösterilmesi, israfın önlenmesi,
  • Alt yapıların sıhhi ve sağlam olması, su kaçaklarının önlenmesi,
  • Yeşil alanların arttırılması,
  • Aşırı enerji sarfiyatları (elektrik enerjisi vb.) su kaynaklarını olumsuz etkileyebilir.
  • Suyun önemi, iklim değişikliği ve etkileri, sıhhi ve tasarruflu kullanımı konularında insanların eğitilerek bilinçlendirilmesi

Sonuç olarak; Günümüzde iklim değişikliğinden dolayı artan kirletici unsurların ve sağlık risklerinin değerlendirilmesi ve izlenmesi gerekliliği hasıl olmuştur. Bu kapsamda küresel ölçekte adımlar atılmalıdır.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Next Post

Güneş Gözlüğü ve Seçimi, Tavsiyeler

Pts Eki 29 , 2018
Göze en çok zarar verebilecek ışınlar nelerdir ? Güneş gözlüğü nasıl seçilmeli? Güneş gözlükleri için kullanılan lenslerin özellikleri nelerdir? Güneş gözlere nasıl zarar verebilir ? Güneşin zararlı ışınlarından korunmak için güneş gözlüğü kullanırız. Göze en çok zarar verebilecek ışınlardan bahsedecek olursak: Görünmez olan ve genellikle “UV ışınları” olarak adlandırılan ultraviyole […]